8 Mayıs 2014 Perşembe
BURADAYDIM DA GERİ DÖNDÜM !..
Çok uzun zamandır blog güncellemesi yapmadığım için kusura bakmayınız artık geri geldim yaptığım işler ile yeniden yayınlara başlıyorum :)
8 Mart 2012 Perşembe
"KADIN" Vardır...
7 Mart - 5 Nisan 2012 tarihleri arasında 12 kadın sanatçının katılımıyla gerçekleşecek “Kadın” Vardır… isimli sergi, kadın olgusunun algılanma, konumlandırılma ve tüketim biçimlerine eleştirel bakış açısıyla yaklaşan sanatçıları bir araya getiriyor. Sergi de, kimlik, beden, gündelik yaşam, gelenek, mahremiyet konuları, Özgül Arslan, Ayşenur Artar, Sonia Serpil Aslan, Dilek Aşkın, Seda Aytar, Neşe Çoğal, Eda Gecikmez, Funda Gürel, Esin Kocuk, Bahar Özer, Esra Sağlık ve Kıvılcım Harika Seydim tarafından resim, heykel, fotoğraf, video ve enstalasyon gibi çeşitli mecralardan üretimler ile ortaya konuyor. Sanatın sorgulayıcı gücü ile kadın bakışının ince ve dirençli duyarlılığını bir araya getiren bu sergi, kadın/cinsiyet konusunun toplumsal alana yansımasına katkı sağlamayı hedefliyor.
Sergi Açılışı: 7 Mart 2012 Çarşamba - 19:00
Adres: İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi, Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi Sanat Galerisi. E-5 Karayolu Üzeri Bakırköy 34156 / İstanbul
İletişim: Tel: 0212 498 41 41 – Fax: 0212 498 43 06
Cockaigne
Cockaigne Burada! Cockaigne Here! Güney Amerika’ya ayak basan Kolomb karşılaştığı bolluk karşısında duygulanır ve mektuplarından birinde “tam bir Cockaigne” diye söz eder Güney Amerika’dan. Gerçi şarabın olmamasından ve yerlilerin gayri Hıristiyan adetlerinden şikayet etse de ortaçağa hakim olan bu bolluk ülkesi fantazilerinin gerçekleştiğini düşünmektedir. Günümüzdeki göç hareketlerine baktığımızda hayali bir bolluk ülkesine doğru yapıldığı görülmektedir bu hareketlerin. Bolluk ülkesi düşleri neredeyse tüm insanların kolektif bilincinde bir yeryüzü cenneti olarak hala yatmaktadır. SANATÇILAR: İsmet Doğan, Genco Gülan, Fatih Balcı, Barasinga, Ali Sarugan, Daralan, Vay Be, 657!, Ayşe Gul Süter, Mehmet Öğüt, Deniz Beşer, Gülen Eren, Barış Mengütay, Itır Demir, Kıymet Daştan, İbrahim Koç, Harun Töle, Sarı Kaan, Erim Bikkul, Fulya Çalışkan, Mustafa Erden Kahveci, Küratör: Ali Şimşek – Rahmi Öğdül Açılış 13 Mart /March 14- 18 Mart/ March PASAJist – Independent ART SPACE İstiklal Cad. Halep Pasajı No:62 C blok 109 |
22 Ocak 2012 Pazar
Kadıköy ‘Bağımsız ve Birlikte’ Ses Veriyor: İkametgâh Kadıköy
İkametgâh Kadıköy, Kadıköy’ün öncü sanat oluşumlarını ve Kadıköylü sanatçıları ortak bir platformda birleştirerek Anadolu Yakası’nda süregiden bağımsız çağdaş sanat üretimini ve kolektifliği gündeme getirmeyi amaçlıyor. Kadıköy’deki üretimi ve paylaşımı çıkış noktası alan etkinlik, merkezinde farklı karakterlerdeki mekânlarda ayrı perspektif çeşitliliği sunan sanatçılarla aynı projeyi estetik bir çizgide buluşturuyor. 25 Ocak’ta izleyicilerin deneyimine açılacak İkametgâh Kadıköy’ün yaratıcıları Anadolu Yakası’nın “yeni” ve “alternatif”in üzerinden bağımsız kültürel ve sanatsal çalışmaları destekleyen Asfalt Art Gallery, Hush Galeri, İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi, KargART ve Piha Kolektif Sanat alanlarıdır. Bu 5 sanat alanı sabit sınırları özgürleştirerek yeni bir sanat yolu inşa ediyor ve bu yol üzerinden Kadıköy kimliğini soyutlaştırarak İstanbul’un sanatsal doğasına alternatif bir bakış açısı geliştirmeyi, -“eksik parçaya köprü tutarak”- bağımsız çağdaş sanatla ilgili söylemi ve de sanatın tüm boyutlarını daha çok izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor. Bu alanlara ek olarak Arka Oda ve Dunia, İkametgâh Kadıköy’ün yan etkinliklerine kapılarını açarak, bağımsız plak firması Müzik Hayvanı ise bir ses kataloğuyla etkinliklere destek olarak Kadıköy için “birlikte” üretme düşüncesini paylaşıyorlar.
İkametgâh Kadıköy, kolektif bilinci kavramsal bağımsızlık ilkesiyle inceliyor, “Bağımsız ve Birlikte” bir kurgu sunuyor. Bu bağlamda, Anadolu Yakası’nda yaşayan, üreten sanatçılar kavramsal ve biçimsel bir çerçevenin içine girmeden resim, video, illüstrasyon, fotoğraf, yerleştirme gibi farklı mecraları kullandıkları işlerini mekânlarda sergileyecekler ve çerçeve mekânlar üzerinden izleyicilerin deneyimleriyle yorumlanacak. Sergiler dışında çeşitli performanslar, konserler, gösterimler ve panellere de davetli olacak izleyiciler için güncel sanatın tarihsel devinimine tanık olunması adına da İkametgâh Kadıköy iyi bir fırsat yaratıyor.
25 Ocak-19 Şubat tarihleri arasında Anadolu Yakası’nda ilk defa gerçekleşecek kolektif sergi projesi, Kadıköylü sanat oluşumlarının yeni projelerine de yön verecek. Etkinlik süresi boyunca ve ardından ortaya çıkacak kıpırtıların “an”larda bıraktıkları izler ve sesler doğrultusunda amaçlarını sürdürmek için araştırmalarına ve paylaşımlarına devam edecekler.
Etkinlikler kapsamında beş mekânda düzenlenecek sergilere katılacak sanatçılar belli oldu:
Ada Tuncer, Ahmet Can Mocan, Ahmet Doğu İpek, Ali Çetin, Ali İbrahim Öcal, Altan Bal, Arda Yalkın, Arzu Parten, Ayça Telgeren, Babek Sobhi, Bahar Kocaman, Barasinga, Başak Mangör, Baysan Yüksel, Billur Melis Koç, Bora Başkan, Burak Şentürk, Can Kurucu, Ceyda Ildıroğlu, Cins, Çağdaş Şahin, Çağrı Saray, Çetin Keçeci, Dağhan İş, Defter Kazıyıcılar Kooperatifi, Dicle Erver, Didem Dayı, Doğu Çankaya, Dora Bakan, Ebru Ceren Uzun, Ece Kalabak, Eda Gecikmez, Ekin Onat, Emine Corduk, Engin Güneysu, Ercan Elmacı, Ercan Vural, Ercüment Usluer, Erdal Kuruzu, Erim Bikkul, Ersin Tavukçu, Evren Erbatur, Funda Karadağ, Füruzhan Şimşek, Funda Gürel, Gaye İnal, Gaye Su Akyol, Gökçe Birtan, Güneş Oktay, Hande Şekerciler, Hikmet Tanur, Hilal Polat, Hülya Küpçüoğlu, Hüma İnciören, İnsel İnal, Kardelen Fincancı, Kemal Tufan, Kurucu Koçanoğlu, Lale Altunel, Mehmet Öğüt, Mehmet Selçuk Bilge, Melike Kılıç, Melissa King, Merve Akyel, Merve Şendil, Mustafa Karasu, Mürteza Fidan, N. Güneş Güven, Nazan Azeri, Nilhan Sesalan, Nurgül Polat, Okan Dirim, Orhan Cem Çetin, Özgül Arslan, Özgür Korkmazgil, Peri Demirbaş, Rafet Arslan, Reyhan Özdilek, Sadi Güran, Sedef Hatapkapulu, Selcan Aksel, Serkan Çalışkan, Serkan Türk, Sümer Sayın, Süyümbike Güvenç, Şerif Karasu, Taşkın Esin, Tülin Onat, Yasemin Erdin, Yaşar K. Canpolat, Yavuz Şahin Başar, Yeşim Ustaoğlu.
Ada Tuncer, Ahmet Can Mocan, Ahmet Doğu İpek, Ali Çetin, Ali İbrahim Öcal, Altan Bal, Arda Yalkın, Arzu Parten, Ayça Telgeren, Babek Sobhi, Bahar Kocaman, Barasinga, Başak Mangör, Baysan Yüksel, Billur Melis Koç, Bora Başkan, Burak Şentürk, Can Kurucu, Ceyda Ildıroğlu, Cins, Çağdaş Şahin, Çağrı Saray, Çetin Keçeci, Dağhan İş, Defter Kazıyıcılar Kooperatifi, Dicle Erver, Didem Dayı, Doğu Çankaya, Dora Bakan, Ebru Ceren Uzun, Ece Kalabak, Eda Gecikmez, Ekin Onat, Emine Corduk, Engin Güneysu, Ercan Elmacı, Ercan Vural, Ercüment Usluer, Erdal Kuruzu, Erim Bikkul, Ersin Tavukçu, Evren Erbatur, Funda Karadağ, Füruzhan Şimşek, Funda Gürel, Gaye İnal, Gaye Su Akyol, Gökçe Birtan, Güneş Oktay, Hande Şekerciler, Hikmet Tanur, Hilal Polat, Hülya Küpçüoğlu, Hüma İnciören, İnsel İnal, Kardelen Fincancı, Kemal Tufan, Kurucu Koçanoğlu, Lale Altunel, Mehmet Öğüt, Mehmet Selçuk Bilge, Melike Kılıç, Melissa King, Merve Akyel, Merve Şendil, Mustafa Karasu, Mürteza Fidan, N. Güneş Güven, Nazan Azeri, Nilhan Sesalan, Nurgül Polat, Okan Dirim, Orhan Cem Çetin, Özgül Arslan, Özgür Korkmazgil, Peri Demirbaş, Rafet Arslan, Reyhan Özdilek, Sadi Güran, Sedef Hatapkapulu, Selcan Aksel, Serkan Çalışkan, Serkan Türk, Sümer Sayın, Süyümbike Güvenç, Şerif Karasu, Taşkın Esin, Tülin Onat, Yasemin Erdin, Yaşar K. Canpolat, Yavuz Şahin Başar, Yeşim Ustaoğlu.
Etkinlikler kapsamında 16-17-18-19 Şubat tarihlerinde Kadıköylü müzisyenlerin ve grupların sahne alacağı ufak çaplı bir festival düzenlenecek. Arka Oda, Dunia ve Karga’da gerçekleştirilecek konserlere katılacak isimler; Alper Maral Multiphonics, Cenk Taner, DDR, Halimden Konan Anlar, Hamervah, Hayvansaray, Koyu Beyaz, Künt, Motorr Moose, Oak, Ömer Sarıgedik & Emir Emre, Seni Görmem İmkansız, Toz ve Toz, Umut Töre Bandosu. Festivale eklenecek yeni isimler ve kesinleşmiş program daha sonra duyurulacak.
Sergilerin ana eksenini oluşturacağı İkametgâh Kadıköy etkinliklerini çağdaş sanat, bağımsız inisiyatifler, kolektif üretim, Kadıköylü müzikler ve benzeri konularda gerçekleştirilecek paneller, sunumlar, söyleşilerle desteklemek ve gösterimler ile zenginleştirmek bir başka amaç. İkametgâh Kadıköy’ün bu ilk yılında, olabildiğince farklı disiplinlere yer vermek, bir tartışma ortamı yaratmak, gerçekleştirilecek panellerin, sunumların kayıtlarını alarak bu tartışmaları, görüşleri sürüme sokmak, gelecek yıllarda etkinliğin temellerinin sağlamlaştırılmasını sağlayacak. Bu minvalde gerçekleştirilecek yan etkinliklerin programı da daha sonra duyurulacak. Ancak Beral Madra, Feyyaz Yaman, Fırat Arapoğlu, Güven Erkin Erkal, Hilmi Tezgör, İnsel İnal, Rafet Arslan, Zahit Atam farklı konularda konuşmacı olarak kesinleşen isimler. Ayrıca İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi’nde Altan Bal, Canay Özden, Dağhan İş, Kenan Kavut ve Yılmaz Başar Babür’ün fotoğraf, kısa film, belgesel gösterimleri üzerine de atölye çalışması ya da söyleşiler gerçekleştirilecek.
Sonuç olarak; İkametgâh Kadıköy projesiyle sanatseverler Anadolu Yakası’nın, fikirlerin sanatsal pratiğe dönüştüğü bir merkez olma durumunun ve sanatın her yakanın katmanlarına uzandığının canlı kanıtları olacaklar. Sanatın bağımsızlığını ve evrenselliğini savunan Asfalt, Hush Galeri, İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi, KargART ve Piha Kolektif Sanat izleyicileri iddialarının yaşayan, yürüyen, dokunan, değiştiren ve büyüten parçalarına dönüşmeye davet ediyor.
Asfalt
Hush Gallery
İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi
KargART
Piha Kolektif Sanat
Hush Gallery
İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi
KargART
Piha Kolektif Sanat
Proje Destekçileri:
Arka Oda
Dunia
Hush
Karga
Müzik Hayvanı
Arka Oda
Dunia
Hush
Karga
Müzik Hayvanı
Ayrıntılı Etkinlik Programları ve İletişim İçin:
12 Temmuz 2011 Salı
KENT
Geçmişten günümüze belkide insanoğlunun varlıgından bu yana bir yaşam savaşı verilmekte. Bu savaş içerisinde insanlar arasında bir statü farklılığı oluştu. Geçmişimizde feodal sistemde, günümüzde ise kapitalist sistemde statü ezici bir gerçekle karşımızda duruyor. Ne kadar değiştirmeye çalışsakta bu gerçek ne yaparsak yapalım değişmeyecek gibi duruyor ve bu can sıkıcı farklılık içerisinde işçi sınıfının önemi gözler önünden silinip gidiyor. Kentsel sistem içerisinde aslında bel kemiği gibi önemli hayati vasıf taşıyan işçi sınıfının önemi gün geçtikçe görmezlikten geliniyor. Ancak işçi sınıfı olmasa burjuva sınıfı da olmaz. Benimde dikkat çekmek istediğim bu statü farklılığı içerisinde işçi sınıfının aslında önemli olması.
MUSKA KUMBARA
Muska geleneksel bir olgu. İyilik yada kötülük niyetlerini içinde gizli tutan, karşısındakini düşündüren gizli bir kutu gibi. Muska ve kumbara arasında gizli bir bağ var. Muska da kapalı bir kutu kumbara da sadece kırıldıkları taktirde içindeki gizeme ulaşılabilir. Ya bizi hayal kırıklığına yada umutlarımızı besleyen şeylere ulaştırır. Muska kumbaramı seramikten yapmamdaki amaç her yönüyle birbirlerine uyuşan bir malzeme olmasından dolayıdır. En başında geleneksel bir malzeme olması, kırılabilir, gizlenebilir, şekil verilebilir olmasıdır.
GÖRME BİÇİMLERİ
John Berger’ in Görme Biçimleri adlı kitabının ilk bölümünde bahsetmiş olduğu çocukların algılama biçimlerinden yola çıkılarak yapılmış bir çalışmadır. 5 ile 9 yaş arasındaki çocuklarla çalışılarak üretilmiştir. Onların elinden çıkan seramik nesneler aslında gerçek görünümlerinde olan nesneler değildir. Gördükleri ve algıladıkları nesnelerin üç boyutlu halindeki değişimler gözler önüne serilmiştir bu çalışmada. Çalışma içerisinde yer alan çizimlerde kullanılan renkler de çocukların tercihleridir.
11 Şubat 2011 Cuma
MİSAFİRİNİZ GELDİ LÜTFEN KAPIYI AÇARMISINIZ ?
Tarih içerisinde bir çok kez geri dönüşler yaşanmaktadır. Sürekli bir tekrarın, sürekli bir geri dönüş devinimini yaşamaktayız. Yaptığım bu çalışmada bu geri dönüşleri misafir gibi görerek geliş gidişlerin yaşatmış olduğu geçicilik ele alıp geçicilik kavramından yola çıkarak yapmış bulunmaktayım.
2 Şubat 2011 Çarşamba
KAPI, 2010
Kürt sorunu 1980’lerden günümüze kadar gelen bir problemdir. Türkiye Cumhuriyeti, Türk insanları, Kürt İnsanları için geçmişten günümüze gelen medya ile gündemden düşmeyen bir problemdir. İktidarın elinde olan çözüm yolları bu problem karşısında hiçbir şekilde devreye giripte problemi ortadan kaldırmak adına bir şeyler yapmıyorlar daha doğrusu dış itilaf devletler tarından gelen ambargolar sonucu çözüm yolları tıkanıyor. Başta ABD devleti olmak üzere Türkiye üzerine kirli oyunlar oynayan bir çok devlet PKK’yı destekleyerek Türkiye üzerinde çözüm yolları olan bu problemi çözümsüz bıraktırıyorlar. PKK adı verilen terörist topluluğun Kürdistan Cumhuriyeti kurmak adına vermiş oldukları savaş yıllar içerisinde kılık değiştirerek kürt diye gündeme getirilen bu sorundan beslenerek eylemlerinin asıl amacını gizleyerek istedikleri yolda ilerlemenin ve itilaf devletlerinin desteğiyle eylemlerini gerçekleştirmeye çabalıyorlar. Ve kısmen bunu Kuzey Irak’ta gerçekleştirmiş durumdalar. Bu isteklerini Türkiye sınırları içerisinde bulunan kendi toprakları olarak idda ettikleri sınırlar içerisinde gerçekleştirmek için çaba sarf ediyorlar. Ben bir kısmi kürt olarak yani kısmi kürt derken ailem içerisinde anne soyumun kürt olmasından kaynaklı olarak yaşadığım dil problemi üzerine giderken araştırdığım bu kürt sorunu karşıma bilmediğim ve öğrenmem gereken bir çok şeyi de karşıma çıkarmış bulunuyor. Öğrenmem gerekenleri araştırırken yaşadığım problem üzerinden çalışmamı sürdürmek için kolları sıvadım. Kürt bir aileden geliyorum ve ailem içerisinde ben onlar için bir ötekiyim onlarda benim için Kürtçe konuştuklarında birer ötekiye dönüşüyor. Aile içerisinde yaşadığım dil problemi beni de onları da birer öteki haline çeviriyor.
Yaşadığım sadece bana ait değil, bir çok kürtün yaşamının büyük bir problemi haline gelmiş bir olgudur. Bundan yola çıkarak nerede olduğumu hangi tarafta olduğumu sorgularan bu kapı işini yapmış bulunuyorum.
22 Aralık 2010 Çarşamba
29 Kasım 2010 Pazartesi
ARTER'DEN İKİNCİ SERGİ
İlk sergisile sanat piyasasına bomba gibi giren Arter’den ismindende anlaşılıcağı gibi ikinci sergisi gelmiş açılmış izlenilmeyi bekliyor durumda. 27 Kasım sanatçılara özel açılışının ardından 28 Kasım itibari ile halka açılışını gerçekleştirmiş bulunuyor. Küratörlüğünü Emre Baykal’ın yapmış olduğu “İkinci Sergi” adındaki sayısal referans, bir sanat kurumunun sanatsal etkinlik programı içindeki ardışıklığı, ve sayma eylemindeki devamlılıkta olduğu gibi, kurumsal bir sürekliliği hatırlatmak istiyor.
Sanatçıları ise;
.-_-.
Halil Altındere
Burak Arıkan
Volkan Aslan
Vahap Avşar
Banu Cennetoğlu – Yasemin Özcan Kaya
Ayşe Erkmen
Hafriyat:
Murat Akagündüz,
Antonio Cosentino,
extramücadele,
İnci Furni,
Mustafa Pancar.
Ali Kazma
Aydan Murtezaoğlu – Bülent Şangar
Ahmet Öğüt
İz Öztat
Cengiz Tekin
Canan Tolon
Halil Altındere
Burak Arıkan
Volkan Aslan
Vahap Avşar
Banu Cennetoğlu – Yasemin Özcan Kaya
Ayşe Erkmen
Hafriyat:
Murat Akagündüz,
Antonio Cosentino,
extramücadele,
İnci Furni,
Mustafa Pancar.
Ali Kazma
Aydan Murtezaoğlu – Bülent Şangar
Ahmet Öğüt
İz Öztat
Cengiz Tekin
Canan Tolon
İzlenilmesi, görülmesi, gösterilmesi gerek...
18 Kasım 2010 Perşembe
BİR FANZİNDE BİZDEN OLSUN ....
Artık fanzin olayına da el atmak için kolları sıvadık. 100 numara sanat atölyemizden sevgilerle el emegimizin farklı bir yaratımı olarak sizlerle bulusucak yakında pek çok yakında. Şu bayram ziyafetini atlatalım geliyor.
100 numara mı dediğinizi duyar gibi oluyorum =)
Evet 100 numara Sanat Atölyesi
Fransızlardan evrimleşerek lugatımıza karışmış tuvaletin bir diğer adı 100 numara.
Öncelikle neden atölyemizin adı 100 numara onu açıklıyayım. Okulumuzda yer problemi nedeni ile artık erkekler tuvaleti biz 4. sınıf öğrencilerinin üretim mekanı olarak bir kızlar topluluğu olan Barasinga =) ya mâl edilen bir mekan olarak hayat bulmuş bulunuyor. Hayata dönüşen bu atölye feminist kokularıyla da hayat buldu ve bulmayada devam etmesini ümid ediyoruz.
Bir çok yanıyla aykırı olan atölyemiz başta seramiğin baglamlarına ters düşen hareketleriyle varlığına başladı. Endüstiyel seramik olarak var olan tuvalet mekanı artık sanatsal seramik mekanı olarak endüstriyelleşmeye karşı olmuş bulunuyor.
Bölümümüzde artık bir erkekler tuvaleti yok. Bir elin on parmağını geçmeyecek sayıdaki erkekler topluluğunun kendilerine ait olan tek mekan tuvaletleride yok yani artık. 100 numara Sanat Atölyemizin de başta tek erkek ziyaretçisi sevgili hocamız İnsel İnal’dır. Bakalım nasıl olucak.
Kızlar topluluğu Barasinga.
Barasinga nesli tükenen bir geyik türü. Bizim geyiklerimizin, hoş sohbetimiz de nesli tükenen cinsten =)
Gelelim Fanzineeeeee =)
100 Numara Sanat Atölyemizin şahane açılışından sonra düşündük taşındık, taşındık kaşındık ve fanzin yapalım herkez duysun sesimizi dedik. Bekleyin yakında geliyoooor… Beyin fırtınası denizimizden taze çıkmış sıcak sıcak canlı canlı hemde =))))
Atölyemizin açılış partisinden bir kaç kare =)
UMUT
Yapılan seramik form insanların içerisindeki beklentileri simgelemekte ve tüm topluma hitap etmekte insanların içerisindeki umut ışığının zamanla yok olmasını anlatmakta. Friedrich Wilhelm Nietzsch’nin de söylediği gibi “Umut en son kötülüktür.” Sözünden yola çıklarak yapılmıştır.
29 Ağustos 2010 Pazar
ARTER’den sevgilerle STARTER
Küratörlüğünü Renê Block’un yapmış olduğu Starter sergisini gezdiğimde kendimi harika hissettim çünkü bittiğini düşündüğüm sergi aslında hiç de bitmiş gibi durmuyodu. Süperdi sergi ancak ters giden birşeyler vardı farklı düşünce tarzlarıyla farklı dertlerle üretilmiş bir ton iş bir mekan içerisinde ayrı tellerden çalarken yanyana duruyolar. Serginin bir manifestosu yok . Her eserin ayrı bir hikayesi var sergiyi anlamak için bir rehbere ihtiyaç var. Sergi kataloğundaysa kısaca acıklanmış anlaması güç bırakılmış eserler.Bir yığın ünlü sanatçıların eserleriyle dolu bir sergi herşey tamam, mekan güzel, işler anlarsan güzel, Gel, gör, anla. Ama anlaya bilirsen hesabı herşey.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













